Yeni TTK Şirket Ortaklarına Büyük Yükümlülükler Getiriyor

1 Temmuz tarihinde yürürlüğe girecek olan devrim niteliğindeki yasa ticaretin kurallarını adeta yeniden yazıyor. Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) Türkiye’deki tüm şirketleri ve şirket kurmayı planlayan girişimcileri oldukça yakından ilgilendiriyor. TBMM tarafından 13 Ocak 2011’de kabul edilerek yasalaşan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndaki yeni düzenlemelerin ayrıntıları oldukça önemli. Yeni yasayla tüm şirketlere internet sitesi kurma zorunluluğu getiriliyor. Bu madde 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girecek. Şeffaflık adına şirket yöneticilerine ödenen her türlü prim, promosyon, seyahat ve temsil giderleri internet sitesinden yayınlanacak. Kurallar uygulanmadığı taktirde ortaklara hapis ve yüklü para cezaları yolda.
ŞİRKETİN KASASINDAN BORÇ PARA ALACAK OLAN ORTAK YANDI’
Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şükrü Kızılot yeni Türk Ticaret Kanunu’da (TTK) çok ciddi eksiklikler ve hatalar olduğunu, yasanın mevcut şekliyle uygulanması halinde hapse girmeyecek şirket ortağı kalmayacağı şeklindeki açıklamaların da tedirginliği artırdığını kaydetti. Uygulanacak düzenlemelerin birçok sorunu beraberinde getireceğinin altını çizen Kızılot, yeni TTK’yla birlikte gelen ve tedirginliğe yol açan maddelerle ilgili şu yorumları yaptı…
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun en çok tepki toplayan maddesi, şirketten “borç para” alan ortaklarla ilgili. Bu konuda bir alt sınır da konulmamış. Yani “cezası” var.
“Cezası ne?” diye merak edenler için onu da açıklayalım…
* Önce, 300 günden aşağı olmayacak şekilde “adli para cezası” kesilecek.
* Tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmezse, 300 günden başlayan “hapis” cezasına dönüşecek.
* Yasada, yıl içinde birden fazla para çekilmesi ile ilgili ceza sınırlaması yok. Buna göre; örneğin yıl içinde farklı tarihlerde 10 kez para çeken ortağa, her bir çekiş için 300 günden başlayan “adli para cezası” uygulanabilecek. Ödenmezse, bir kaç yılı bulabilen hapis cezasına dönüşecek. Bu çok ciddi bir sorun.

Kanunda ‘Müdür’ unutulmuş!
Limited şirketlerde, ortak borç para çektiğinde, önce para sonra (ödemezse) hapis cezasıuygulanabilecek. Ancak, limited şirketin kanuni temsilcisi ve doğal olarak da en yetkilisi olan müdürü, ortak değilse ceza uygulanamayacak. Nedenine gelince, yasa maddesi düzenlenirken müdür unutulmuş!
Aynı şekilde, anonim şirketlerde de ortak olmayan “genel müdür” ve “diğer yöneticiler” de unutulmuş. Bu kişiler, şirketten milyonlarca lira çekse bile Türk Ticaret Kanunu yönünden, para ve hapis cezaları uygulanamayacak.
PARA ÇEKENE YAPTIRIM TTK’DA ZATEN VAR
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda, şirketten borç para çekme olayı, “örtülü kazanç dağıtımı” olarak nitelendiriliyor. Tespiti halinde;
Yüzde 20 kurumlar vergisi, yüzde 15 stopaj (vergi kesintisi) ve yüzde 18 KDV uygulanıyor.
Bu nedenle, para çekiş halinde şirket mali müşaviri çekilen paraya “faiz ve KDV” uygulatıyor. Sonuçta şirketin para çekme nedeniyle parasal kaybı olmuyor. Türk Ticaret Kanunu’nun, para çekme ile ilgili maddesi değiştirilip, “borç alınan paraya faiz ödenmemişse” hükmünün konulması yerinde olur.
BORÇ VEREN ORTAKLAR…
Bazı açıklamalarda, ortak tarafından şirkete borç para verilmesinin, kayıt dışı gelir elde edildiğinin göstergesi olarak değerlendirileceği belirtildi. Bu doğru değil. Nedenine gelince Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda bununla ilgili yasal düzenleme yok. Kaldı ki “nereden buldun?” sorgulaması da yasal olarak mümkün değil! Ayrıca, ortağın şirkete faizsiz borç vermesi olayında, şirketin kaybı değil kazancı var.
Deftersİze kırmızı kart
Tutulması ve saklanması gereken defterlerin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanlarına ibraz etmeyenlere veya eksik ibraz edenlere “doğrudan kırmızı kart” gösterilecek ve “üç aydan iki yıla kadar hapis cezası” ile cezalandırılacak.
Vergi Usul Kanunu’nda, defter ve belgelerin vergi inceleme elemanına ibrazında, 15 günlük süre var. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanlarına defter ibrazı için herhangi bir sürenin yasada yer almayışı, ciddi bir eksiklik.
‘AİLE ŞİRKETLERİNE’ İNTERNET SİTESİ ŞOKU!
Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun en çok eleştirilen maddelerinden birisi de internet sitesi zorunluluğu konusuyla ilgili. On binlerce şirketin yöneticisi, hapse girme ve yüklü para cezası ödeme tehlikesiyle karşı karşıya..
Yeni Türk Ticaret Yasası’nın 1524. maddesi ile anonim ve limited şirketlere “internet sitesi” kurma ve bu sitede “çok özel ve sır niteliğinde” olanlar dahil, şirketle ilgili bilgilerin açıklanması isteniyor.
Örneğin, şirketin yıl sonu ve ara dönem finansal tabloları açıklanacak. Böylelikle, şirketin kasasında, banka hesaplarında ne kadar parası var, alacakları, borçları, kazancı herkes tarafından bilinecek. Bitmedi, şirketle ilgili denetleme raporları, şirket yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile yöneticilere ödenen ücretler, primler, ikramiyeler açıklanacak.
Bu bilgiler ilgili ilgisiz herkese açık olacak ve en az altı ay sitede kalacak.
İnternet sitesi ile ilgili yasa maddesi, 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.
Yürürlük tarihinden itibaren internet sitesi oluşturmayan şirketin yöneticilerine “altı aya kadar hapis ve 300 güne kadar adli para cezası” verilecek.
Bilgilerin usulüne uygun konulmadığı ya da eksik konulduğu durumlarda “3 aya kadar hapis ve 100 güne kadar adli para cezası” uygulanacak (Madde 562/12).
Şu anda özellikle küçük şirketlerin yüzde 90’ının internet sitesi yok. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 99’u aile şirketi ve çok özel ticari sırlarının bilinmesi gerekmez ve onlar da istemezler.
Bu yasa maddesi acilen değiştirilmeli.
Aksi halde, şirket yöneticilerinin çoğu hapse girer, hapishanelerde yer kalmaz.
MATBAACILAR VE NOTERLER YAŞADI
Milyonlarca vergi mükellefi, sadece faturaları değil, gider pusulası, müstahsil makbuzu, yazar kasa fişi ve perakende satış vesikaları ve kullandıkları her türlü kağıdı yeniden bastırılacaklar.
Nedenine gelince, bu belgelere ve kullanılan her türlü kağıda; firmaların sicil no’su, ünvanı, sermaye, site bilgileri, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, müdür ve yöneticilerin adı-soyadı ayrı ayrı belirtilecek. İnsan bunları görünce “annelerinin kızlık soyadı unutulmuş” ya da “boyu ve göz renkleri unutulmuş” diyesi geliyor. Yukarıdaki bilgiler, yazar kasa fişine, sinema biletinin neresine yazılacak? Bu imkansız.
Acilen düzeltilmeli..
Yeni yasa ile mevcut ticari defterlere ek olarak, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi defterler “ticari defterler” olarak kabul edildi. Ticari defterlerin hem açılış hem de kapanış tasdikinin, notere götürülüp her yıl yaptırılması gerekiyor. Bunlardan herhangi birinin yaptırılmaması halinde 200 günden (4-20 bin liradan) aşağı olmamak üzere “adli para cezası” kesilecek. 30 günde ödenmezse “hapis cezası” uygulanacak. Defterlere “eksik kayıt” yapılması veya “zamanında kayıt” yapılmamasının yaptırımı da aynı..
CEZALARDA BAŞLANGIÇ VAR BİTİŞ YOK
Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göz attığımızda, 200 günden başlayan, 300 günden başlayan şeklinde “adli para cezaları” göze çarpıyor.
Oysa “başlayan” yerine 200 güne kadar, 300 güne kadar şeklinde cezalar belirlense daha anlamlı olurdu. Aynı şekilde, söz konusu fiillerin yıl içinde birden fazla işlenmesi ile ilgili “sınırlama” yok. Bu da ciddi bir eksiklik.
Adli para cezasının bir ay içinde ödenmemesi halinde “hapis” cezasına dönüşmesi, böyle bir sınırlamanın önemini ortaya koyuyor.
BAZI HARCAMALARA PARA ÇEKME İDDİASI
Şirketin defterlerine kaydedilen bazı harcamaların da yorum yolu ile “şirketten para çekiş” olarak değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Örneğin; bir yemek faturasının, çiçek veya çelenk gideri, vefat ilanı, seyahat gideri vs. “işle ilgili değil, kişisel harcama” iddiası ile para çekişi olarak nitelendirilebilir. Olayın yoruma açık boyutları endişe verici..
 
‘Yasada birçok hata var değişiklik gerekiyor’
Yeni kanunla ilgili hazırlıkların 1999’dan bu yana yapıldığını, yasalaşana kadar önemli ölçüde düzeltildiği ve değiştirildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, buna karşın dil ve ifade, sistematik ve içerik bakımlarından çok önemli hatalar, yanlışlar ve yetersizliklerle kanunlaştırıldığını ifade etti. Moroğlu, yeni TTK’da gereksiz, yetersiz veya çelişkili birçok hüküm olduğunu söyledi. Prof. dr. Moroğlu’nun yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili görüş ve eleştirileri şöyle…
Denetçilerin sorumluluğu havada kalıyor 
Yeni düzenlemede denetçilerle ilgili önemli bir boşluk bulunuyor. “Kanun’da Anonim Şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının hukuki sorumlulukları konusunda kusur karinesine, yani bu kişilerin hukuki sorumluluktan kurtulabilmeleri için kusursuz olduklarını kanıtlamaları gereğine yer verilirken, 554’üncü maddede denetçilerin, işlem denetçilerinin ve özel denetçilerin hukuki sorumlulukları konusunda kusur karinesine yer verilmeyip, “Kusuru iddia eden isbatlar” hükmüne yer verilmesi çok hatalı. Özellikle denetçilerin, özel denetçilerin uzman meslek adamları olmalarına karşılık, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin uzman meslek mensupları olmalarının gerekli olmadığı düşünülürse hatanın büyüklüğü daha iyi anlaşılabiliyor.
Rehin hakkı sahipleri korunmuyor
Kanun’da anonim ortaklığın pay defterine kaydedilmesi gerekenler arasında pay üzerinde rehin hakkına sahip olanların sayılmaması önemli bir eksiklik. Paylar üzerindeki rehin hakkının ve bu hakkın rüçhan hakkı kullanılarak elde edilecek yeni payları da kapsadığına ilişkin sözleşmeşartlarının ilgili şirkete karşı etkin bir şekilde ileri sürülememesi uygulamada önemli sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle, maddenin rehin hakkı sahiplerini de kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Tek kişilik şirketin ucu açık bırakılmış
Yeni TTK’da yapılan tek kişilik anonim ve limited şirket düzenlemeleri doğru düzenlemeler olmakla beraber eksik bırakılmış durumda. Anonim ortaklığın en az beş kurucuyla ve limited ortaklığın en az iki ortakla kurulması zorunluluğunun amaca hizmet etmediği, yapay kurucular veya ortaklar alınmasına yol açtığı doğrudur.
Ancak, bu kabulün zorunlu sonucu olan düzenlemelerin tam olarak yapılmamış olması önemli bir eksiklik.
Örneğin, tek ortağın istediği an, istediği yönde, istediği tarihle arka arkaya kararlar alabileceği tehlikesi ve kararların belli bir şekilde alenileştirilmesi ve özellikle tek ortağın aldığı kararların iptalinin nasıl dava edileceği gereği gözardı edilmiş durumda.
Ayrıca, tek ortaklı şirket düzenlemesinin, sınırlı sorumluluk imkânından yararlanmak isteyen tek kişilik firmaların anonim ortaklığa dönüşmelerini teşvik edeceği gözönünde tutularak, tek kişi ortağın şirketin borç ve yükümlülükleri nedeniyle üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun, hiç olmazsa özel durumlarda, genişlemesi veya sınırsız hale gelmesi gibi düzenlemelere yer verilmesi gerekirdi.
Dili hatalı, azınlık yerİne azlık yazıyor
Kanunda yer alan dil ve ifade yetersizdir. Örneğin, Kanun’da azınlık paysahipleri yerine “azlık”, “Teamül mahkemenin yargısına esas olmaz”, “nakdi paylar”, “Şirketin özüne ilişkin üretimamaçları”, “Dürüst Resim ilkesi” gibi doğru olmayan ifadeler yer alıyor. Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu ile de yeterli uyum ve bağlantının gerektiği gibi sağlanamaması sonucunda çelişkili düzenlemeler yapılmış durumda. Yeni TTK’nın sistematiği de bozuk. Bu bozukluk hem eski kanunun bozuk sistematiğinin olduğu gibi yeni kanuna aktarılmasından ve hem de yeni düzenlemelerde sistematik konusunda gerekli özenin gösterilmemiş olmasından kaynaklanıyor.
Anonim şirketlerde oy hakları alt üst olacak
Kanun’un 434’üncü maddesinde, eski Türk Ticaret Kanunu’nun her paya en az bir oy hakkı tanıyan sistemi değiştirilerek bunun yerine pay sahiplerinin oy haklarını paylarının toplam itibari değeriyle orantılı olarak kullanmaları sistemi getiriliyor. “Farklı itibari değerli payların aynı oy hakkına sahip olmalarının zoraki bir imtiyaza yol açtığı” şeklinde, doğruluğu çok tartışmalı bir gerekçeye dayandırılan bu düzenleme ile de halen mevcut olan anonim ortaklıkların ana sözleşmelerinin oy hakkına ilişkin hükümleri ve ortaklar arasında mevcut olan çıkar dengeleri altüst olacak.
’Hapse girmeyecek ortak kalmaz, kanun ertelenmeli’
CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Aydın Ayaydın, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nunda değişiklikler olmaması halinde ticaret hayatımız felç olacak. Hapse girmeyecek şirket ortağı kalmayacak” dedi.
Ayaydın, yasanın yürürlüğünün ertelenmesi için konuyu bu hafta TBMM’ye taşıyacaklarının ifade etti.
Yeni düzenlemelerin anonim ve limited şirketlere ciddi bir ek mali yük getireceğini hatırlatan Ayaydın, “Bu kanun ile şirket kuruluşu ve işleyişi yüksek maliyetli hale geliyor. TTK, Mali müşavir, muhasebeci ve deneticilere inanılmaz imkanlar ortaya çıkıyor. Yeminli mali müşavirler bir sürü yetki ile donatılmalarına rağmen sorumlulukları da yok. Yönetim Kurulu üyelerinin kendisine suç isnat edildiğinde kusursuz olduğunu ispat etmek zorunda. Denetçiler için kusurunu ispat etmek, o kusuru iddia eden tarafa ait” diye konuştu.
10 lira çekenin hali
CHP’li Ayaydın, şirketinden 10 lira borç para çekenin de 10 milyon lira çekenin de 300 günden başlayan adli para cezası ödemek zorunda olacağını, ödemezse hapis cezası alacağını ifade ederek, şöyle devam etti: “Kendi şirketlerinden 1 lira borç alan şirket ortağı hortumcu damgası yiyecek. Bu uygulama işadamının iş hayatını bitirir. Bir taraftan ekonomik suça ekonomik ceza uygulanması gerektiği belirtilerek karşılıksız çek ile ilgili hapis cezasını kaldırmaya çalışıyoruz, diğer taraftan Ticaret Kanunu ile çok sayıda hapis cezası öngörülüyor.”  Aydın Ayaydın ayrıca, yeni kanunun her türlü belgenin aslı ile birlikte kopyasını da saklamayı öngördüğünü, denetimde istendiğinde aslı ile birlikte kopyası gösterilmezse ceza alınacağı bilgisini aktardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir