TTK Şirketlere İç Denetim Zorunluluğu Getiriyor

ttk
Türk Ticaret Kanunu’nun 375’inci maddesi şirketlere iç denetim ve risk yönetimi birimleri kurma zorunluluğu getiriyor. Başta mali müşavirler olmak üzere binlerce kişiye yeni iş alanı doğdu. Mevcut sayı reel sektör için yeterli değil. Yüksek kazançla denetçi olmak isteyenler eğitim için kolları sıvadı
İş dünyasının kurallarını yeniden yapılandıran yeni Türk Ticaret Kanunu, şirketlerdedenetim açısından birçok değişikliği zorunlu kılıyor. Kanunun 375’inci maddesinde ele alınan iç denetim, bağımsız denetim ve risk yönetimi kurullarını anlatan değişiklikler aynı zamanda, yeminli mali müşavirler ve bu alanda çalışan meslek sahipleri için de ciddi bir istihdam yaratacak. Kanuna göre artık şirketlerde bağımsız denetim, iç denetim faaliyeti, risk yönetimi ve kurumsal yönetim yaklaşımının önemli rolü olacak. Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) Başkanı Özlem Aykaç İğnelipınar, yeni kanun yürürlüğe girdikten sonraşirketlerin zor durumda kalmamak için Uluslararası Finansal Raporlama Sistemi (UFRS) ile Türkiye Muhasebe Standartları’na (TMS) uyumluluğunun hızla sağlanması, iç denetimmekanizmalarının oluşturulması ve bağımsız denetimden önce kendi kendilerini denetler hale gelmeleri gerektiğini söylüyor.
Bu da yönetim kurullarının iç denetim amacıyla komiteler ve komisyonlar kurmasını gerektiriyor. Kanuna göre her şirkette iç denetim komitesi ya da birimi oluşturulmak zorunda. PricewaterhouseCoopers Türkiye Sistem ve Süreç Denetimi Hizmetleri Ortağı Tumin Gültekin de 375’inci maddenin gerekçelerine vurgu yaparak “Bu gerekçelerden biri şirketin hangi büyüklükte olursa olsun muhasebeden tamamen bağımsız, uzmanlardan oluşan, etkin bir iç denetim örgütüne gereksinim bulunduğu şeklinde anlatılmış. Yönetim kurulu faaliyetlerine katkıda bulunması amacıyla iç denetim komitelerinin ve komisyonlarının kurulması TTK tarafından teşvik ediliyor” diyor. Yeni kanunda şirketlerin yönetim kurullarında ‘basiretli iş adamı’ tabiri yerine ‘tedbirli yönetici’ tabiri ön plana çıkarılıyor ve profesyonelleşme öneriliyor. Burada bahsedilen tedbirli yöneticinin yetkinlikleri anlatılırken de denetleyebilmek için gerekli yetenek ve öğrenime sahip olması isteniyor.

Kaç denetçiye ihtiyaç var?
Türkiye’de yaklaşık 95 bin anonim şirket, 700 bin limited şirket var. Anonimşirketlerden 500’ü halka açık. 330 şirket de borsa şirketi statüsünde. Bunlar düşünüldüğünde kanunun yürürlüğe girmesiyle denetçiler açısından ciddi bir istihdam doğacak. Ancak burada kesin bir sayı vermek çok mümkün görünmüyor. Çünkü uzmanlara göre kanun yürürlüğe girdikten sonra birleşme ya da tasfiye gibi değişikliklerle yukarıda verdiğimiz sayılar değişecek. PwC’den Tumin Gültekin’e göre TTK’nın haricinde de şirketlerde süreçlerin etkinliği, finansal verilerin doğruluğu, kanun ve düzenlemelere uyum konularında yönetim kurullarına güvence sağlamak amacıyla iç denetim birimlerine ihtiyaç duyuluyor. TTK’da iç denetçilerin istihdamına yönelik bilgiler 378’inci maddede anlatılıyor. Bu maddeye göre risk yönetimiyle ilgili olarak borsada işlem gören şirketlerde yönetim kurulu, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, önlemler alınması ve uygulanması amacıyla uzman bir komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlü. TİDE verilerine göre Türkiye’de finans ve kamu sektöründe yaklaşık 10 bin, reel sektörde ise 3 bin denetçi bulunuyor. Şu anda SPK’nın getirdiği bazı yükümlülükler haricinde şirketlereyönelik bir iç denetim regülasyonu uygulanmıyor. Tumin Gültekin bunun reel sektördeki denetçi sayısının azlığıyla gözlemlenebildiğini vurguluyor. Bu yüzden TTK’nın bu konudaki eksiği bir ölçüde kapatacağını söylüyor Gültekin. Ve ekliyor: “Reel sektörde çalışacak iç denetçi talebi TTK’yla birlikte önemli ölçüde artacak. Bu durum da iç denetim mesleğininTürkiye’de uluslararası standartlara gelmesine katkıda bulunacak.”
Kimler iç denetçi olabilir?
Üniversitelerin idari bilimler fakültelerinin işletme, ekonomi gibi bölümlerinden mezun olanlar bu meslekte kendilerine kariyer arayabilirler. TİDE Başkanı Özlem Aykaç İğnelipınar, diplomanın denetçi olmak için yeterli olmadığını anlatıyor ve ekliyor: “Analitik düşünme yetenekleri olan, araştırmacı, sorgulama ve neden-sonuç ilişkileri kurabilen, süreç analizleri yapabilen diğer meslek disiplinlerinden mezunlar da denetimtekniklerini öğrenmek koşuluyla iç denetçi olabilirler.” Bir şirketin iç denetim bölümünde işe başlayan bir yeni mezun, önce kurumun hiyerarşik organizasyon yapısına göre değişebilen unvanlarla denetim elemanı olarak görev yapıyor. Zamanla şirketinin verdiği ya da TİDE’nin organize ettiği eğitimlerle yetkin uzmanlardan uluslararası standartlarda mesleğin gereklerini öğreniyorlar. Türkiye’de iç denetimle ilgili lisans düzeyinde bir eğitim bulunmuyor. Ancak işletme ya da iktisadi bilimler fakültelerinde denetime yönelik lisans üstü dersler veriliyor. Çeşitli sertifika programları var bu konuda. Tumin Gültekin bu konuda şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de bilgi teknolojilerine yönelik iç denetim faaliyetleri yoğun şekilde gerçekleştiriliyor. Kamu sektöründe de son yıllarda BT denetimlerinin iç denetim faaliyetleri kapsamında uygulanmaya başlandığını görüyoruz. Reel sektöre bakıldığında da ISO 500’deki birçok şirkette BT denetimleri benzer şekilde gerçekleşiyor. TTK’yla birlikte ileride BT denetimlerinin daha da artacağını ve bu konuya yönelik eğitimlerin iç denetim mesleği açısından önemli hale geleceğini düşünüyorum.”
Yeni TTK denetimde neleri değiştirecek?
Murakıplık müessesi kaldırılıyor
Denetlenmeyen mali tablolar ya da yıllık faaliyetler, düzenlenmemiş sayılacak.
Denetçilerin görüşleri belirleyici olacak hatta genel kurul ya da yönetim kurulunun görevde kalıp kalmayacağını bile belirleyebilecek. Yönetim kurullarının istifa etmeleri bile gerekecek.
Olumlu ya da sınırlı olumlu denetçi görüşünün alınamadığı durumlarda genel kurul mali konularda karar alma yeteneğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak
Hisse senetleri borsada işlem gören şirketlerin “riskleri erken teşhis komitesi” kurulması zorunlu tutuluyor. Ancak eğer bağımsız denetçi gerekli görürse halka açık olmayanşirketlerde de risk komitesi oluşturmak zorunlu hale gelecek.
Risk komitesi kurmayan şirket bağımsız denetçiden olumlu rapor alamayacağındanşirketi tehlikeye sokacak bir sonuç doğduğunda yöneticiler sorumlu olarak tazminat ödeyecek..
Denetim şirketlerini denetlemek üzere Kamu Gözetim Kurumu kurulacak. Bu kurum idari otorite niteliğinde olacak. Bu kurum kuruluncaya kadar denetçileri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı denetleyecek.

İç denetçiler ne kadar kazanıyor?
TİDE’den alınan bilgilere göre iç denetçilerin aldıkları ücretler şirketten şirkete değişim gösteriyor. İşe yeni başlayan bir iç denetçi yıllık 36 ila 45 bin TL ücret alıyor. İkidört yıl arasında tecrübesi olanlar ise yıllık 60 bin ila 75 bin lira arasında kazanıyor. 10 yıldan fazla süredir denetçilik yapanların ücretleri ise yıllık 100 bin lirayı buluyor.
İç denetçileri eğitiyor
PwC, iç denetim ve risk yönetimi konusunda düzenli olarak eğitim veriyor. Ayrıcaşirketlerde iç denetim ve risk yönetimi birimlerinin kurulması konusunda da danışmanlık veriyorlar. PwC İK hizmetleri de şirketlerde bu alanda kadroların oluşturulması konusunda hizmet veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir