Kart Borcumdan Nasıl Kurtulurum?

Son açıklanan raporlar tüketicilerin bitmeyen kâbusu kredi kartı borçlarını bir kez daha gündeme getirdi. Zira Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre toplam kredi kartı sayısı 45.364.832 olurken, Merkez Bankası raporunda borcunu ödememiş kredi kartı sahipleri sayısı 1.285.179’a ulaşmış durumda. Fakat tüm uyarılara rağmen kart borçlularının sayısı neden hala artıyor? Bu artışın aslında tek bir açıklaması var: çaresizlik.
Bir örnekle açıklayalım: gün içinde kredi kartı borçlarıyla ilgili onlarca mail alıyoruz. Kimi nakit ihtiyacını gidermek, kimi beklenmedik masraflarını karşılayabilmek, kimi ise evlilik masrafları için kartına başvurmuş durumda. Hatta nakit sıkışıklığını önlemeye yönelik değişik yöntemler üretilmiş. Örneğin bir ziyaretçimiz ortalama 1.300 TL değerinde bir cumhuriyet altınını kuyumcudan 1.500 TL bedelle almış gibi görünüyor. Gibi diyorum çünkü ortada bir alım satım söz konusu değil.
Ziyaretçimiz kredi kartına 6 taksit yaptırarak kuyumcunun pos cihazından kartını 1.500 TL bedel ile geçiriyor. 1.300 TL’lik altına 1.500 TL ödüyor, çünkü çoğunlukla nakit olarak gerçekleşen altın alımını kartla yaptığı için kuyumcu 100 TL ve ayrıca taksit yaptığı için yine bir 100 TL kart komisyonu uyguluyor. Karşılığında da kuyumcudan 1.300 TL nakit para alıyor. Burada niyetimiz kesinlikle kuyumcuları zan altında bırakmak değil. Hatta konuya bir noktada ticaretin gereği şeklinde de yaklaşılabilir.
Ancak üzerinde durulması gereken asıl konu kart sahiplerinin kredi kartına bir ödeme aracı olarak değil de bankamatik kartı olarak yaklaşmak zorunda olmaları. Bu durum ise genellikle sicil olumsuzluğunun bir sonucu. Şöyle ki kart sahiplerinin kart borçlarından dolayı kredi sicilleri bozuluyor ve nakit ihtiyaçlarını giderebilmek için kredi başvurusunda bulunduklarında bu sicilden dolayı kredi alamıyorlar. Kredi alamayan çoğu kullanıcı ise yukarıdakine benzer yöntemlere başvurabiliyor.
Kredi Kartı Borcumu Nasıl Yapılandırabilirim?
Bu durum pazarlığa tabi ve çoğunlukla banka ile kart müşterisi arasındaki ilişkiye dayanıyor. Her ne kadar devlet otoritesi konuya bazen kredi kartı veya sicil affı gibi aflarla müdahale etmeye çalışsa da af kapsamının çoğu zaman darlığı nedeniyle inisiyatif genellikle bankaların elinde oluyor. Bu anlamda her bir kart sahibi için farklı çözüm yolları olmakla birlikte kart borçlularının izleyebileceği genel yolları şu şekilde özetlemek mümkün:

1) Öncelikle kart borcunuzu yeniden yapılandırması için bankanızla direkt temasa geçin. Ödeyebileceğiniz, bütçenize uygun bir ödeme planında ısrarcı olun. Unutmayın, borcunuzu ödeyebilmeniz bankanızın da lehine olacaktır.
2) Kart borcunuzdan dolayı henüz takibe düşmemişseniz ve dolayısıyla sicil kaydınızda bir olumsuzluk yoksa borcunuzu bir başka bankadan kullanacağınız bir krediyle kapatmaya çalışabilirsiniz. Zira tüketici kredilerine ödeyeceğiniz faiz, kredi kartı gecikme faizinizden daha düşük kalacaktır. Ancak başvuracağınız bu yeni kredide amacınızın borç transferi olduğunu özellikle belirtmenizde fayda var. Kredi başvurularında dürüst olmak her zaman sizin lehinizedir. Gelir durumunuz, istihbarat, kredi geçmişiniz gibi size özel bilgilere göre sizden talep edilebilecek teminat ve kefil durumu değişebilir.
3) Kredi kartı borcunuzu bir başka banka kredi kartına transfer edebilirsiniz. Bazı bankalar diğer bankalardaki kart borçlarınızı sizin adınıza kapatıp mevcut borcunuzu yeni kredi kartınıza transfer ediyor. Siz ise taksitlendirilmiş ve belirli bir faiz+masraf uygulanmış borcunuzu yeni kredi kartınız üzerinden ödeme olanağı buluyorsunuz. Bu yöntemin kredi kullanarak kapatma yönteminden avantajı ise tüketici kredisine nazaran daha az masraf ödüyor olmanızdır. Uygulanan faiz oranı ise (ortalama %1) tüketici kredileriyle hemen hemen aynı orandadır.
Kaynak: Hürriyet Kıyasla / Gökhan Üzüm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir