Asgari Ücret İçin Hükümet 762 Sendikalar En Az 1000 TL olmalı Diyor

asgari ücret762 TL olması beklenen asgari ücretin, vatandaşları ülke standartlarında yaşatamayacağı, ücretin en az bin TL olması gerektiği vurgulanıyor.
Asgari Ücreti Belirleme Komisyonu tarafından, asgari ücrete 2013 yılı için yüzde 3+3’lük bir artışla, 22 TL’lik artış yapılması düşünülüyor. Yapılacak olan bu artışın yetmeyeceğini söyleyen sendika yetkilileri ile vatandaşlar bu maaşın en az bin TL olması gerektiğini bildiriyor
Toplumun büyük bir bölümünü ilgilendiren asgari ücrete yapılacak olan zam çalışmalarında sona gelindi. Yılın ilk 6 ayı için asgari ücretli çalışanlara yüzde 3’lük bir zam yapılması ön görülüyor. Buna göre yapılması planlanan zam oranı ile birlikte şu anda 740 TL olan asgari ücretin, yıl başından sonra 762 TL olması planlanıyor. Öngörülen bu 22 TL’lik zam hem sokaktaki vatandaştan hem de sendikalardan tepki topladı. Asgari ücret konusunda ortak kanaat ise en az bin TL olması yönünde.
İŞÇİNİN YAŞAMASI İÇİN BİN TL ALMASI ŞART
Asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğuna söyleyen Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı aynı zamanda da Memur-Sen İl Başkanı olan Latif Selvi, yapılan ücretin artılıması gerektiğini söyledi. Selvi, “İnsan yaşamında ortalama gelir seviyesi çok önemlidir. Bir toplumun ortalama gelir seviyesi yakalandığı anda huzur içinde yaşanabilir. Bu sınır fakirlik sınırıdır.
Bunu Türkiye İstatiktik Kurumu’nun verilerini dikkate alarak söylüyoruz. Bugün bizim verilerimize göre fakirlik sınırı 3 bin TL’dir. Ama resmi makamların birçok kalemi dışarıda bırakılarak yapılan tespitte bin 800-bin 900 TL arasında fiyat olarak fakirlik sınırını gösteriyorlar. Bir de açlık sınırı var. Bundan sonrası olmaz denilen bir sınır var. Aynı grubun düzenlemesine göre, bin 100 TL olarak açlık sınırı açıklanıyor. Bize göre bu rakamın, bin 500 TL’nin üzerine çıkması lazım. Bunu bin TL’ye sabitlediğimiz zaman, açlık miktarının bir miktar altı olan, bin TL’yi bizim asgari ücretliye vermemiz gerekir.

Bu ücret onlara verilsin ki onların açlık sınırının üzerinde bir rakamla yaşamalarını sağlayalım. Uluslararası kriterler dikkate alındığında 22 TL’lik bir zammın asgari ücretliye verilmesi, doğru değil. Bugün iş hayatında yüzde 50’lik bir kesim bu rakamla çalışılıyor. Ve sigortalarda buna göre yatırılıyor. Bunun da bin TL olarak verilmesi gerektiğini, asgari ücretten verginin kaldırılması gerektiğini söylüyoruz” dedi. Asgari ücretin hesaplanırken, işçilerin dışırda tutulduğunu söyleyen Selvi, “Asgari ücret yıllardır iş veren merkezli olarak düzenlendi ve çalışan her zaman ikinci planda kaldı. Son yıllarda birim değer olarak asgari ücrette bir alım kapasitesi geliştiği söylenebilir. Bu durum asgari ücretlenin yıllar içindeki kayıplarını gidermeye yeterli değildir.
Eğer asgari ücret bugünkü şartlar içerisinde bizim ihtiyaçlarımızı karşılıyor durumda olsaydı biz de o zaman enflasyon farkının eklenmesi ile asgari ücrete razı olabilirdik. Bugün baktığmız zaman bu durum söz konusu değil. Yıllardır hep, bir başka baharda yapılacak olan asgari ücret düzenlemesine bakar olduk. Bu bağlamda, bugünkü getirilen tablo da, asgari ücretlenin ihtiyacını karşılamada çok geridedir” diye konuştu.
‘ASGARİ ÜCRETLİYİ ALNINDA ÖPMEK LAZIM’
Asgari ücretle çalışan işçilerin zaruri ihtiyaçlarını zor karşıladıklarını söyleyen Kamu-Sen İl Temsilcisi Sadi Eriş de, asgari ücrete yüzde 3’lük bir zam yapılmasının yanında, diğer girdilere daha fazla zam yapıldığını dile getirdi. Eriş, “Meclis’te bu yüzde 3’lük oranındaki artış hem kamu çalışanına hem de asgari ücretliye veriliyor. Biz bu verilen zamma şiddetle karşı çıkıyoruz.
Çünkü önümüzdeki 2013 yılında 5,3 büyüme hesaplanırken, bunun yanında da vergilerde artış yapıyorlar. Elektriğe yüzde 20, mazota yüzde13, kömüre yüzde 17, ulaşıma yüzde 16, doğalgaza yüzde 29 zam yapılmış. Yıl başında ise kamu çalışanı ile asgari ücretliye yüzde 3’lük bir zam ile 22 TL tutarında bir zam yapılması ön görülüyor” dedi. Asgari ücretlenin zor geçim şartlarında geçindiği için alnından öpülmesi gerektiğini söyleyen Eriş, “Asgari ücreti Konya olarak değerlendirdiğimiz zaman, en asgari hesaplamalar ile ev kirasını, mecburi kullanılan ihtiyaçları, mutfak ihtiyaçlarını, hesapladığımız zaman şu anda 740 TL alan bir asgari ücretlinin bu fiyatlar ile geçinmesi çok zor.
Çocuğunu eğitmeye çalışan, onların ihtiyaçlarını gidermek için çalışan bir asgari ücretli vatandaşımızın alnında öpüp, onun ödüllendirmek lazım. O ücrete çalışan kişilere nasıl geçindiğini bir sorsunlar. Ekonomik olarak sefil durumda yaşadılar. Evindeki hanımından, çocuğndan saklanıyor birçoğu, biz insan onurunu nasıl ortaya çıkaracağız. Bunları değerlendirmek lazım. Yapılacak olan bu yüzde 3’lük artışı biz şiddetle protesto ediyoruz. Bu bütçede sosyal ayak yoktur” ifadelerini kullandı. Eriş, yapılacak olan görüşmelerde, ücretler belirlenirken, toplumun yüzde 92’lik kesimini oluşturan yoksul vatandaşların bir kenara itildiğini, yüzde 8’lik bir kesim olan zenginlerin hesaplanılarak yapıldığını söyledi. Eriş, bu durumun yanlış olduğunu, bu bütçe görüşmeleri yapılırken, 75 milyon insana yakışır bir şekilde yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
İŞÇİ İNSAN ONURUNA YAKIŞIR YAŞAMALI
Türk-İş Konya İl Temsilcisi Necati Kökat ise, “Asgari ücret, çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesine yönelik etkin bir sosyal politika aracıdır. Asgari ücretin belirlenmesi çalışmalarında, çalışanların düşük ücretlere karşı korunması ve çağdaş bir toplum içinde yaşayan işçinin, ailesi ile birlikte olağan ihtiyaçlarının karşılanması esastır. 2013 yıllı programında asgari ücretin 2013 yılı ocak ve temmuz aylarında yüzde 3 oranında artırılması öngörülmüştür. Bizim bu öngörüye onay vermemiz mümkün değildir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarında yer alan işçi kesimi temsilcileri olarak biz, asgari ücret belirlemelerinde öncelikle işçinin ailesiyle birlikte insan onuruna yaraşır bir ücrete kavuşmalarını istiyoruz. Asgari ücret ulusal düzeyde tek bir ücret olarak belirlenmeye devam edilmeli, TÜİK tarafından yapılan hesaplama işçinin eline net geçecek biçimde kabul edilmelidir.
İşçi refahtan pay almalı ve enflasyona karşı korunmalıdır. Asgari ücret belirlenirken en düşük devlet memurunun maaşı dikkate alınmalı, çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki sigortalıların büyük bir kısmı kuruma asgari ücretten beyan edilmektedir. Asgari ücrete yapılacak her artış, kurumun prim gelirlerini de olumlu etkileyecektir” dedi.
ASGARİ ÜCRETLİ TEDİRGİN
Sokaktaki görüşünü aldığımız vatandaşlar ise 740 TL olan asgari ücretin 762 TL’ye çıkarılması ile de fazla bir şeyin değişmeyeceğini, bu ücrete çalıyanlarn ülke standartlarından daha düşük bir yaşam düzeyinde yaşayacaklarını söylüyor. Vatandaşlar, en az ücretin bin TL olması gerektiğini ve böylece asgari ücretlenin normal bir hayat tarzı sürebileceğini belirtiyor. 40 yıldır Almanya’da yaşayan Mehmet Eralp de, Almanya’da alınan asgari ücretin Türkiye’ye oranla çok daha iyi olduğunu, burada bu ücrete çalışanların geçinmelerinin zor olduğunu söyledi.
Eralp, “Almanya’da bin 300 euro civarında maaş alıyorlar. Onlar Almanya şartlarına göre, buradaki asgari ücretli vatandaşın durumuna göre daha iyi bir yaşam tarzı sürüyor. Burada ise benim bildiğim asgari ücrete çalışıp da 400 TL’ye ev kirası veriyorlar. Bu insanların yaşam şartları gerçekten çok zor” diye konuştu.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir